Reklam
Reklam
Reklam

Sürücü : Burada yapılacak turizm yatırımlarına karşıyız

Kuşadası Eko sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yönetmeliğin ek maddesinin 5. Fıkrasına göre, Bakanlık tarafından kamu yararı olduğuna ve zaruret bulunduğuna karar verilen hallerde bu madde kapsamında tahsis edilecek olan ve Milli Park sınırları içerisinde kalan alanların Uzun Devreli Gelişme Planlarında (UDGP) turizm tesisi hizmet alanı olarak kullanılmasına imkan verecek şekilde düzenleme yapılması istenildiğini aktardı.

Sürücü : Burada yapılacak turizm yatırımlarına karşıyız

Kuşadası Eko sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yönetmeliğin ek maddesinin 5. Fıkrasına göre, Bakanlık tarafından kamu yararı olduğuna ve zaruret bulunduğuna karar verilen hallerde bu madde kapsamında tahsis edilecek olan ve Milli Park sınırları içerisinde kalan alanların Uzun Devreli Gelişme Planlarında (UDGP) turizm tesisi hizmet alanı olarak kullanılmasına imkan verecek şekilde düzenleme yapılması istenildiğini aktardı.

Sürücü : Burada yapılacak turizm yatırımlarına karşıyız
01 Ekim 2018 - 18:22

UDGP üzerinde bir yıldır çalışma yapıldığını, UDGP’lerin aslında milli parkların anayasası olduğunu belirten Sürücü, "Geçtiğimiz yıldan bu yana Kuşadası Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın Uzun Devreli Gelişme Planı’nın revize çalışmaları devam etmektedir. Revize çalışmalarında değerlendirilmesi amacıyla, Kuşadası Belediyesi, ADÜ Turizm Fakültesi ve EKODOSD derneği işbirliğiyle organize edilen 'Milli Parkın, Dilek Yarımadası Bölümünün Sınırlarının Genişletilmesi Çalıştayı' farklı üniversiteler ve değişik konularda konusunda uzman 7 bilim insanının katılımıyla, 7 Temmuz 2017 tarihinde Kuşadası’nda gerçekleştirilmişti.

 

Çalıştay sonuç bildirgesinde, söz konusu önerilen alanın Milli Park'a dahil edilmesi ile ülkemizin uluslararası alandaki algısını pozitif yönde etkileyeceği ve bölge açısından da son derece olumlu katkı yapacağı, mevcut Milli Park'ın geleceğe taşınması yönünde büyük destek olacağı şeklinde bir öneri sunulmuştu.

 


Milli parkları diğer doğal ormanlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, sürdürülebilir bir yaban hayatının devam etmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması, insan baskısı ve faaliyetlerinin kısıtlanmasıdır. Dünya oranına bakıldığında koruma altına alınmış doğal alanların oranının yüzde 11 ile yüzde 35 düzeyinde değişirken, Türkiye’de bu durumun yüzde 1’lerde olması, bu yönetmeliğin gerçekleşmesi halinde oranın daha da düşeceği görülmektedir" dedi. 

 

"BURADA YAPILACAK TURİZM YATIRIMLARINA KARŞIYIZ"


  Kuşadası Milli Parkı’nın koruma altına alınmasının ilginç bir hikayesi bulunduğunu da söyleyen Sürücü, hikayenin Nilgün Şirin’in anılarından yola çıkılarak anlatıldığını söyledi Sürücü, “1960’lı yıllarda Kuşadası’nda yaşayan İngiliz Layd’si Rosemary Baldwin, dönemin ilçe kaymakamının Dilek Yarımadası’nda düşündüğü turizm yatırımlarına karşı çıkarak buranın çok önemli bir doğa alanı olduğunu, kendisinin arıcıların çadırında kalıp leopar seslerini dinlediğini, buradaki biyolojik çeşitliliğe dünyada çok ender rastlandığını, bu doğa alanının mutlaka milli park olması gerektiğini ve Kuşadası’na gelen İngiliz Kraliçesi Elizabeth ve o dönemde Dünya Doğayı Koruma Birliği Onursal Başkanı olan Prens Philip’e bu konuyu açtığını, bu konuda yardım istediğini aktarır. Bunun 1966 yılında Dilek Yarımadası’nın Milli Park olmasında önemli katkısı olur" şeklinde konuştu. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum